Aylar: Mayıs 2014

TRAFİK İLE İLGİLİ HİKAYELER-2

Sitemde sevilen Trafik İle İlgili Hikayeler-1 yazımın ikincisi olan bu yazımı umarım beğenirsiniz.

Bundan önceki yazım olan Trafik İle İlgili Hikayeler-1’i de okumak istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz

 

HIZ YAPMAK

Annem babam ve ben şehir dışındaki bir akrabamıza gidecektik. Hazırlandık ve yola çıktık. Yolculuk normalce devam ediyordu. Bir süre sonra şehirden çıktık. Artık şehir dışında bir yolda ilerliyorduk. O sırada bir tabela gördüm. Bu tabela daire şeklindeydi ve kırmızı bir dairenin içinde 90 yazıyordu. Anneme bu tabelanın ne anlama geldiğini sordum:

-Anne, şu önümüzdeki tabela ne anlama geliyor?
-Bu bir hız sınırlaması tabelasıdır. Ortasında yazan sayı bu yolda en fazla kaç kilometre hızla gidilmesi gerektiğini gösterir. Gerçek ismi “Azami Hız Sınırlaması Levhası”dır.
-Peki, bu hız her yerde aynı mıdır? Hiç değişmez mi?
-Tabi ki değişebilir. Bu hız sınırlaması otomobiller için şehir içinde 50’dir. Otobanlarda 120, şehir dışındaki diğer yollarda da 90 ile 110 arasında değişebilir.
-Anlattığın için teşekkürler.
-Bir şey değil oğlum.

AZAMİ HIZ SINIRLAMASI LEVHASI

Babam da bu sırada tabelaya uyarak hızını 75’e indirmişti. Ben de annemle konuşmayı bırakıp dışarıya baktığım sırada yanımızdan hıpızlı bir araba geçti. Ben babama sordum:

-Baba, bu arabanın sahibi kurallara uymuyor değil mi?
-Evet, ne yazık ki uymuyorlar.
-Peki sence kaç kilometre hızla gidiyordur?
-Sanırım 130-140 hızla gidiyorlar.
-Çok fazlaymış!

Daha beş dakika dahi geçmeden uzun bir fren sesi duyduk. Önümüzdeki yolda iki araba çarpışmaktan milimle kurtulmuşlardı. Bu arabalardan birisi bizim yanımızdan hızla geçen arabaydı. Babam “Bu da ona ders olsun.”dedi. O kişi ucuz kurtulmuştu. Ama bir daha böyle yaparsa pahalıya patlayabilirdi. Ben de hız sınırlamasına uyulması gerektiğini anlamıştım.

Not: İkinci hikaye yakında siteye eklenecektir.

Reklamlar

PİNOKYO İLE İLGİLİ HİKAYE

PİNOKYO’NUN DOĞUŞU

İlk önce gövdemi hissettim, sonra kollarımı, sonra bacaklarımı; en son da başımı. Ellerim vardı, tutamıyordum, bacaklarım vardı, konuşamıyordum, ama görüyordum, işitebiliyordum.

Gepetto babaya minnettarım çünkü beni yapan kişi o hem annem hem de babam sayılır. Ben Gepetto’ya baba diyecektim. Gepetto baba canlanmamı istiyordu. Ben de istiyordum ama ne kadar uğraştıysam da canlanamadım, ayağa kalkıp yürüyemedim.

Bir gün bir peri geldi, beni canlandırdı. Gepetto babanın isteğini duymuş ve yerine getirmişti. İlk işim ayağa kalkıp yürümek oldu. Peri bana iyi bir çocuk olmamı söyledi. “Eğer iyi bir çocuk olursan yavaş yavaş takla bir kukla olmaktan çıkıp, gerçek bir çocuğa dönüşeceksin.” dedi. Ona, abla diyecektim.

Gepetto baba bunu öğrenince çok mutlu oldu, önce bana yeni giysiler aldı, sonra da beni okula yazdırdı. Artık gerçek bir çocuk olma yolunda adım adım ilerleyecektim.,

PİNOKYO