Kategori: Hikayelerim (Kısa)

TRAFİK İLE İLGİLİ HİKAYELER-2

Sitemde sevilen Trafik İle İlgili Hikayeler-1 yazımın ikincisi olan bu yazımı umarım beğenirsiniz.

Bundan önceki yazım olan Trafik İle İlgili Hikayeler-1’i de okumak istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz

 

HIZ YAPMAK

Annem babam ve ben şehir dışındaki bir akrabamıza gidecektik. Hazırlandık ve yola çıktık. Yolculuk normalce devam ediyordu. Bir süre sonra şehirden çıktık. Artık şehir dışında bir yolda ilerliyorduk. O sırada bir tabela gördüm. Bu tabela daire şeklindeydi ve kırmızı bir dairenin içinde 90 yazıyordu. Anneme bu tabelanın ne anlama geldiğini sordum:

-Anne, şu önümüzdeki tabela ne anlama geliyor?
-Bu bir hız sınırlaması tabelasıdır. Ortasında yazan sayı bu yolda en fazla kaç kilometre hızla gidilmesi gerektiğini gösterir. Gerçek ismi “Azami Hız Sınırlaması Levhası”dır.
-Peki, bu hız her yerde aynı mıdır? Hiç değişmez mi?
-Tabi ki değişebilir. Bu hız sınırlaması otomobiller için şehir içinde 50’dir. Otobanlarda 120, şehir dışındaki diğer yollarda da 90 ile 110 arasında değişebilir.
-Anlattığın için teşekkürler.
-Bir şey değil oğlum.

AZAMİ HIZ SINIRLAMASI LEVHASI

Babam da bu sırada tabelaya uyarak hızını 75’e indirmişti. Ben de annemle konuşmayı bırakıp dışarıya baktığım sırada yanımızdan hıpızlı bir araba geçti. Ben babama sordum:

-Baba, bu arabanın sahibi kurallara uymuyor değil mi?
-Evet, ne yazık ki uymuyorlar.
-Peki sence kaç kilometre hızla gidiyordur?
-Sanırım 130-140 hızla gidiyorlar.
-Çok fazlaymış!

Daha beş dakika dahi geçmeden uzun bir fren sesi duyduk. Önümüzdeki yolda iki araba çarpışmaktan milimle kurtulmuşlardı. Bu arabalardan birisi bizim yanımızdan hızla geçen arabaydı. Babam “Bu da ona ders olsun.”dedi. O kişi ucuz kurtulmuştu. Ama bir daha böyle yaparsa pahalıya patlayabilirdi. Ben de hız sınırlamasına uyulması gerektiğini anlamıştım.

Not: İkinci hikaye yakında siteye eklenecektir.

Reklamlar

PİNOKYO İLE İLGİLİ HİKAYE

PİNOKYO’NUN DOĞUŞU

İlk önce gövdemi hissettim, sonra kollarımı, sonra bacaklarımı; en son da başımı. Ellerim vardı, tutamıyordum, bacaklarım vardı, konuşamıyordum, ama görüyordum, işitebiliyordum.

Gepetto babaya minnettarım çünkü beni yapan kişi o hem annem hem de babam sayılır. Ben Gepetto’ya baba diyecektim. Gepetto baba canlanmamı istiyordu. Ben de istiyordum ama ne kadar uğraştıysam da canlanamadım, ayağa kalkıp yürüyemedim.

Bir gün bir peri geldi, beni canlandırdı. Gepetto babanın isteğini duymuş ve yerine getirmişti. İlk işim ayağa kalkıp yürümek oldu. Peri bana iyi bir çocuk olmamı söyledi. “Eğer iyi bir çocuk olursan yavaş yavaş takla bir kukla olmaktan çıkıp, gerçek bir çocuğa dönüşeceksin.” dedi. Ona, abla diyecektim.

Gepetto baba bunu öğrenince çok mutlu oldu, önce bana yeni giysiler aldı, sonra da beni okula yazdırdı. Artık gerçek bir çocuk olma yolunda adım adım ilerleyecektim.,

PİNOKYO

HAVANIN, TOPRAĞIN VE SUYUN ÖNEMİ

HAVANIN TOPRAĞIN VE SUYUN ÖNEMİ

Bir gün, havanın toprağın ve suyun her konuda kullanıldığını fark ettim ve bunların ne kadar önemli olduğunu anladım.. Peki bu üç şey neden bu kadar önemliydi? Bu soruyu babama sordum:

-Baba, toprak hava ve su neden bu kadar önemlidir?
-Çünkü onlar olmadan Dünya’da hiç bir canlı hayatını sürdüremez, bir süre dayansa bile en sonunda ölür.
-Demek öyle, peki bunların yaşamımızdaki rolü ne?
-Örneğin su. Su en temel içecektir. Hiç bir canlı su olmadan yaşayamaz. Su insan yaşamı için gerekli olan çoğu minerali içinde bulundurur. Zaten insan vücudunun büyük bölümü sudur. Onun dışında suyu sadece içmek için kullanmayız. Kullandığımız bütün şeylerin temizliğinde temizlik kimyasallarından ve sabundan çok suyu kullanırız. Su olmadığı için buharlaşacak bir şey olmazdı ve buna bağlı olarak yağmur da yağmazdı.

SU

-Toprağın yaşamımızdaki rolü nedir?
-insanların hayvanların ve bitkilerin tamamı toprağa bağlıdır. Otçul hayvanlar toprakta yetişen bitkileri yerler. Etçil hayvanların çoğu da bu bitkiler ile beslenen hayvanlarla beslendiklerinden hayvanlar için toprak çok önemlidir.
Bitkiler dersek toprakta yetişmeyen bitki yoktur. Bütün bitkilerin en önde gelen ihtiyaçları topraktır. Bundan dolayı bitkiler için toprak çok önemlidir. İnsanlar için de toprak önemlidir çünkü insanların tükettiği yiyeceklerin neredeyse tamamı toprakta yetişen bitkilerdir veya bu bitkilerden yapılmıştır.

TOPRAK

-Havanın yaşamdaki önemi?
-Havaya en önemlisi diyebiliriz çünkü insanlar topraksız ve susuz bir süre yaşayabilirler ancak havasız beş dakika bile zor yaşarlar. İnsan vücudundaki bütün organların çalışması havaya bağlıdır. Diğer canlılar için de havaya en önemlisi denebilir.
Yani anlayacağın toprak, hava ve su hayatımızın vazgeçilmezleridir ve biri bile olmazsa canlı hayatı sona erer. Bundan dolayı havaya toprağa ve suya zarar vermemeliyiz.
Hava toprak ve suyun önemini anlamıştım. Babama teşekkür ederek hava toprak ve su ile başka şeyler araştırmaya gittim.

TRAFİK İLE İLGİLİ HİKAYELER-1

TRAFİK KURALLARININ ÖNEMİ

Arabayla yolculuk yapıyorduk. Ben babama trafik kurallarının önemini sordum. Tam o sırada karşımızda bir kaza oldu. Babam, hemen yardıma gitti. Geri geldiğinde de gördüklerini bize anlatmaya başladı.

-Kaza yapan arabaların ikisinde de tek bir kişi (yani sürücü) vardı. Kaza yapanlardan sadece biri emniyet kemeri takmıştı. Biz baktığımızda kemer takan sürücü hala olayın şokunu atlatamamıştı ancak emniyet kemeri takılı olduğu için kazadan burnu bile kanamadan kurtuldu.

EMNİYET KEMERİ

-Peki, o ambulans kimin için geldi?
-Bekle daha anlatmam bitmedi. O ambulans da yaralanan diğer sürücü için gelmişti. Emniyet kemeri takmayan bu sürücü başını direksiyona çarpmış ve ağır yaralanmıştı.
Annem sordu:
-Peki kazanın nasıl olduğu ile ilgili bir bilgin var mı?
-Duyduklarıma göre kemerini takmayan sürücü aynı zamanda telefonla da konuşuyormuş. Dikkati dağıldığından dolayı ışıklı trafik işaret cihazının kırmızı ışığı göremeyip aniden yola çıkmış. Sonra da diğer sürücünün kullandığı arabaya çarpmış.

IŞIKLI TRAFİK İŞARET CİHAZI

Babamın bana trafik kurallarını anlatmasına gerek kalmadı. Trafik kurallarının önemini ve bu kurallara uyulmaz ise neler olabileceğini anlamıştım.

BİLGİLİ YOLCULUK

Bir tanıdığımıza gidecektik. Annem yaya olarak yolculuk edeceğimizi söyledi. Hazırlanıp yola çıktık. Yürümeye başladık.

Taşıtlar hızlıca geçiyordu. Bir anda hepsi durdu. Biraz daha dikkatli bakınca ışıklı trafik cihazının araçlara kırmızı yandığını gördüm. Yaya geçidini kullanarak rahatça karşıdan karşıya geçtik. Yaya kaldırımını kullanarak iki sokak bir cadde geçtik. Yaya kaldırımı yoldan biraz yüksekçe, yayaların yürümesi için yapılmış yerlermiş. Cadde, kenarlarında binalar olan işlek ve büyük yollara cadde, sokak da caddenin küçüğüne deniyormuş.

Bu cadde ve sokakları geçerken bir çok trafik işaret levhası gördüm. Bunlardan biri okul geçidi levhasıydı. Burada yolu trafik polisi yönetiyordu. Demek ki okul geçidi levhasının olduğu yerlerde araçlar dikkatli olmalılar.
Bu arada arabaların giremediği bir yere geldik. Böyle yerlere mecburi yaya yolu deniyormuş.

Biraz daha yürüdükten sonra annem yakınımızın evine geldiğimizi söyledi. Yaptığım bu kısa yolculuktan bir çok şey öğrenmiştim.